Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis, geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin başkenti Ankara’yı ziyaret ederek iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi yönünde önemli adımlar attı. Ankara’da Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Miçotakis, klasik diplomatik yöntemlerin ötesinde, uyguladığı "tesbih" diplomasisi ile dikkat çekti. Bu ziyaret, hem Yunan halkı hem de Türk kamuoyu tarafından büyük bir merakla izlendi; zira iki ülke arasında tarihi birikim ya da gerilimler, sıklıkla gündeme gelirken, Miçotakis'in bu farklı yaklaşımı, tüm dikkatleri üzerine çekti.
Yunanistan ve Türkiye arasında yüzyıllardır süregelen sorunlar ve çatışmalar, her iki ülkenin de dış politikalarında önemli bir yer tutmakta. Ancak Miçotakis'in Ankara ziyareti, son yıllardaki gerilimlerin ardından bir dönüşüm umutlarını artırdı. Ziyaretin en çarpıcı yanlarından biri, Miçotakis’in görüşmeler sırasında tespih kullanarak, hem durumu yumuşatmayı hem de Türk kültürüne olan saygısını ifade etmeyi amaçlamasıydı. Tespih, genellikle dua ve meditasyon aracı olarak kullanılmasının yanı sıra, aynı zamanda sıkıntılı anlarda bir anlamda rahatlama ve konsantrasyon sağlama amacıyla tercih ediliyor. Başbakan, görüşmeler sırasında tespih ile dikkati toplarken, bu yaklaşımı, iki ülke arasındaki mevcut sorunları aşmak için bir nevi sembolik bir iletişim aracı olarak değerlendirdi.
Miçotakis’in diplomasideki bu yenilikçi yaklaşımı, birçok kişi tarafından "tesbih diplomasisi" olarak adlandırıldı. Ancak bu da yetmez, yalnızca bir sembolden öte, gerilimi azaltmak ve karşılıklı saygıyı artırmak için ilginç bir yöntemdi. Ziyaret sırasında, birçok önemli konu ele alınırken; göç, enerji, ticaret ve güvenlik meseleleri ön plana çıktı. Başbakan Miçotakis, Türkiye ile Yunanistan arasındaki iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çekti ve bu tür temasların daha da sıklaşması gerektiğini vurguladı.
Bunun yanı sıra, Miçotakis’in tespih kullanmasının diğer bir sebebi de, Türkiye ile Yunanistan’ın kültürel benzerliklerine atıfta bulunmaktı. Her iki ülkenin de geçmişten gelen derin köklere sahip olduğu düşünülürse, bambaşka bir hiyerarşiye dayanan diplomasi yerine; insanların hayatına dokunan, duygusal yanı ağır basan bir yaklaşım sergilemesini sağladı. Bu durum da liderlerin iletişim kurma biçimlerinde bir değişimi göstermektedir. Özellikle, iki ülkenin referans noktaları arasında yer alan kültürel ürünlere, yani tespih gibi sembollere yönelmesi, bir anlamda köprüler inşa etme çabasının göstergesi olarak yorumlanabilir.
Sonuç olarak, Miçotakis'in Ankara ziyareti sadece siyasi bir ziyaret değil, aynı zamanda iki ülke arasında yeniden bir güven ortamı oluşturulmasında da önemli bir milat olma potansiyeline sahip. Tespih diplomasisi ile gerçekleştirilen bu buluşma, aynı zamanda halklar arasında bir anlayış geliştirilmesine yardımcı olabilecek bir örnek teşkil ediyor. Tüm bu süreçlerin ardından, Yunanistan ve Türkiye'nin ilişkileri, daha sağlam temeller üzerinde ilerleme kaydedebileceğine dair umut verici bir tablo çiziyor.
Bu ziyaretin ardından, Yunan Başbakanı'nın tespih diplomasisiyle attığı adımlar, diplomasi tarihine geçebilecek bir yenilik olarak da değerlendirilebilir. Başbakan Miçotakis’in müzakere sürecine getirdiği bu sembolik yaklaşım, diğer liderler için de bir ilham kaynağı olabilir. Geçmişteki tüm çekişmeler ve sorunların ışığında, bu tür farklı diplomasi yöntemleri, uluslararası ilişkilerde bir dönüşüm yaratma potansiyeline sahip. Dolayısıyla, Miçotakis'in bu cesur girişimi, gelecek dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin seyri açısından belirleyici bir etken olacaktır.